Sporun mutfağındakiler öğrencilerle buluştu

Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve belirli aralıklarla gerçekleşen ‘Sporun Mutfağındakiler’ Paneli Mersin Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirildi.

Çok sayıda öğrencinin katıldığı panelde spor dünyası hakkında merak edilenler, bilinmeyenler katılımcılar tarafından öğrencilere anlatıldı. Beşiktaş’ın eski futbolcusu Ahmet Dursun, Galatasaray’dan Evren Turhan, milli atlet Şevval Ayaz, FIFA hakemliği, Merkez Hakem Kurulu Başkanlığı ve Türkiye Futbol Federasyonu Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği Genel Başkanlığı yapmış olan Mustafa Çulcu ve çok sayıda protokolün katıldığı panelin açılış konuşmasını ve moderatörlüğünü Emre Tilev yaptı. Mersin’i bir ailesi olarak gördüğünü belirten Tilev, “Burada her ay bir başka spor paneli ile sizlerle birlikte olmanın güzelliklerini yaşıyoruz. Tabi bu panellerin düzenlenmesinde çok büyük emeği geçen isimler var. Bunlardan biri de Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’a çok teşekkür ediyorum. Mersin spor potansiyeli anlamında müthiş bir kent. Çok değerli sporcular yetiştiriyor. Oyunlara ev sahipliği yapıyor. Harikulade tesisler var. Atıcılıktan tutun futbola kadar” diye konuştu.



Ayaz: “Nevin Yanıt benim idolüm”

Kazandığı başarılarda ailesi ve antrenörünün desteğinin büyük olduğunu söyleyen Şevval Ayaz ise, “Öncelikle herkese teşekkür ederim. Bu başarıda en büyük desteği bana ailem verdi. Öncelikle onlara çok teşekkür ediyorum. Antrenörüm sayesinde buralara kadar geldim. Her gün düzenli olarak antrenman yaptık. Bir sürü yarışlara girdim. Deneyim kazandım. Oradaki deneyimlerle dünya şampiyonluğuna gittim. Orada büyük bir başarı elde ettim. Tokyo Olimpiyatlarında olmayı istiyorum. Bunun için çalışıyorum. Bu sene de zaten hedefimiz Akdeniz Oyunları. Orada iyi bir derece yapacağıma inanıyorum. Orada iyi bir derece yaparsam olimpiyatlarda da ülkemi en iyi şekilde temsil edeceğime inanıyorum. Günde 3,5 saat antrenman yapıyorum. Sabah okula gidiyorum. Okuldan sonra antrenmanımı yapıyorum. Çoğu zamanımı dinlenmeye ayırıyorum. Bundan sonraki hedefim de 2020’de olimpiyatlarda ülkemi en iyi şekilde temsil etmek. Bu sene düzenlenecek olan Akdeniz Oyunları’nda da şampiyon olmak. En iyi derece ile koşmak istiyorum. Aklımda bir hedef var. Asıl hedefim 100 metre engelli. Nevin Yanıt benim idolüm zaten. Ben hep onu örnek aldım. Yeri geldi onunla beraber antrenman yaptık. Hep hedefimde o vardı. Gözümde aklımda hep onun yaptığı şeyler vardı” dedi.



Ahmet Dursun: “Futbolcu yetiştirmek kolay değil”

Türkiye’deki futbol camiasında altyapı sorununun olduğunu dile getiren eski futbolcu Ahmet Dursun, “Evren Turhan ile ilk Kocaelispor’da beraber oynuyorduk. Sonra Kocaelispor’da ve milli takımda belirli bir performans gösterdikten sonra tuttuğum takıma transfer olma gibi bir durumum vardı. Zor oldu. Ama gösterdiğim başarıdan dolayı transfer oldum ve sonrasında zaten her şey kendiliğinden gelişti. Allah sana bir yetenek veriyor ve kullanması sana kalmış bir şey. Bende Allahın bana verdiği yeteneği iyi değerlendirdim. Kendime baktım, iyi çalıştım ve bunun sonucunda da başarılı oldum. Ben Türkiye’ye geldiğimden beri altyapı problemi vardı. Aynı problem şimdi hala var. Türkiye’de altyapı denilen bir şey yok. Futbolcu yetiştirmek kolay değil. Şimdi 12-13 yaşında bir çocuğu birden futbolcu yapmak kolay değil. Yani çok üstün yetenekleri vardır olur. Alt yapı sağlam olmazsa yani ufak yaştan futbolun detayları öğrenilmezse 18-19 yaşına gelindiği zaman başarılı olunamaz. Küçük yaşta öğrenmek lazım her şeyi” ifadelerini kullandı.



Evren Turhan: “Herkese sporu tavsiye ediyorum”

Mersin İdman Yurdu’nu tekrardan Süper Lig’de görmek istediğini ifade eden Evren Turhan, Galatasaray’ın eski teknik direktörü Graeme Souness’in 1995-1996 sezonunda Fenerbahçe’nin sahasında oynanan maçta Türkiye Kupası’nı kazanmasının ardından Şükrü Saracoğlu Stadı’na bayrak dikerek galibiyeti kutlamasını da anlattı. Turhan, “Olay çok eskide yaşanan bir durumdu. Burada onu bilenlerde olanlar olabilir. Tabi olay bizim beklemediğimiz bir şeydi. Souness’in öyle bir hareket yapacağını beklemiyorduk. Çünkü yabancı bir teknik adam. Orada öyle bir hamle yapması tabi ilginçti. Birazda tedirgin oldum açıkçası. Maçtan sonra onu yapmak çokta kolay bir şey değil. Bu arada 1 Mart günü Galatasaray Müzesi açılıyor. O da çok önemli. Müzede o bayrağın dikildiği çok güzel bir alan var. Bayrak da orada. Tabi güzel anılardı. Ama o başarıları genç yaşta yakalamak bir anda ortama girmek çok güzel bir olay. Spor yapmak sporun içerisinde olmak çok zevkli bir durum. Ben herkese sporu tavsiye ediyorum. Özellikle gençlerimize. Çünkü hedefleri olduğu zaman istediği zaman hem sağlık açısından hem fizik açısından gerçekten çok önemli. İnşallah hepiniz spor yapar ve sporun içerisinde olursunuz” şeklinde konuştu.



“Altyapı olayı bizi çok sıkıyor”

Futbolda altyapının önemine değinen ve pırıl pırıl gençlerin altyapıda yetiştiğine dikkat çeken Turhan, “Altyapıda çok yetenekli pırıl pırıl gençlerimiz var. Ama biz araştırmıyoruz. Bunları konuşmuyoruz. Altyapı olayı bizi çok sıkıyor. Hangi spor dalı olursa olsun altyapı önemli. Bizim öncelikle üstten değil alttan başlamamız lazım. Bunun için de bizim gibi insanları 10 yıl 15 yıl bağlamak lazım. Eskiden ciddi şekilde kalite vardı para yoktu. Şimdi ise para var kalite yok. Bunun çaresi sadece konuşma ile olmaz. Buna federasyonun el atması lazım ki bizim gibi insanlar orada görevlendirilmeli ve sadece altyapı için çalışmalıyız. Biraz sabır ve çalışma ile her şey olur. Şu anda 4 takım da şampiyonluğa oynuyor. Ama benim için her zaman Galatasaray. Takımlara baktığımızda Beşiktaş ve Başakşehir’in kadrosu daha kaliteli . Galatasaray’da yüreğiyle oynuyor mücadele ediyor. Derbiler önemli burada. Türkiye’de en beğendiğim yabancı oyuncu profesyonellik açısından, takım liderliği açısından Pepe’yi beğeniyorum” diye konuştu.



Mustafa Çulcu: “Futbolu futbolun içinden gelenler yönetsin”

Mersin İdmanyurdu’nun Süper Lig’de olmamasının bir eksiklik olduğunu dile getiren Mustafa Çulcu ise şunları kaydetti:

“Uzun bir aradan sonra Mersin’e geldim. Mersin çok değişmiş çok güzel bir şehir. Eksik olan tek şey Mersin İdman Yurdu’nun Süper Lig’de olmayışı. İnşallah en kısa zamanda da Süper Lig’de tekrardan görürüz. Hiçbir hakem bilerek hata yapmaz. Hakemi etkileyen faktörler vardır. Bu faktörlerin içinde yaşadığı o anki ambiyans. Sadece biz ekranlarda pozisyonu gördüğümüz zaman birkaç açıdan bakıyoruz. Oysa o sahada sadece bir açıdan ancak görebiliyor. Doğru yaptığına inandığı içinde o kararı verebiliyor. Futbolun doğasında olan sportif hatalarda ortaya çıkıyor. Yeter ki biz sahanın içinde bulunan hakemlerin samimiyetine, içtenliğine, dürüstlüğüne inanalım. Onlara güvenelim. Onların hatalarını da diğer sporcu arkadaşlarımızın yapmış olduğu hatalardan ibaret olduğunu kabul edelim. Yurt dışında maç yönetmek ile yurt içinde maç yönetmek arasında hiçbir fark yok. Bir hakem de eğer Süper Lig’de görev yapıyorsa her gün profesyonel antrenman yapmak zorunda. Kişisel gelişimle ilgili eğitimler almak zorunda. Baskıya karşı direnme ile ilgili eğitimler almak zorunda. Kendi kişisel gelişimi için yatırım yapmak zorunda. Beslenmesinden fiziksel gelişimine kadar. Eğer bunu yapamazsanız o ligi götüremezsiniz. Futbolu futbolun içinden gelenler yönetirse bu futbolun çok iyi yerlere geleceğine inanıyorum. İnşallah bu günleri de yakın zamanda görürüz. Mersin hakemliğine gelince, herkes kendi kentine torpil yapmayacak. Ancak kendinde bulunan yetenekleri mutlaka öne çıkarak. Mersin herhalde yılda 4 bin maç oynanan ciddi bir potansiyele sahip bir kent. O zaman bu kentte öncü hakem karakteri mutlaka olmalı. Bu tür kentlerde bunlar olmalı. Özellikle bir Merkez Hakem Kurulu üyesi çıktıysa o kentin geleceğini planlamak zorundandır. Yapmıyorsa onun acizliğidir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir