KENT KONSEYLERİ BELEDİYELERİN ARKA BAHÇESİ DEĞİL

 
 
Mersinliler, Kent Konseylerinin çalışma ve projelerinin yetersiz olduğu ve Mersin’de yapılması planlanan kente zararlı projelere sessiz kaldığı kanısında. 
 
Mersin Büyükşehir Belediyesi ve alt ilçe belediyelerin kent konseyleri, kent bilincinin arttırılması, sorunların çözülmesi ve Mersin’e artı değer katmak için yürütülmesi gereken projelerde yetersiz kalması sonucunda Mersinliler tarafından eleştirildi.
Mersinli Mimar Abdullah Yılmaz da, Kent Konseylerinin, belediyelerin arka bahçesi olmadığını hatırlattı.
Mimar Yılmaz, “Sayın Kent Konseyi üyeleri, kentin bu günü ve geleceğiyle ilgili projeler hazırlayıp, teklifler sunup, bunun takipçisi olmanız gerekiyor. Kent Konseyleri Yönetmeliğinin sadece 1. Maddesi’nin anlaşılması ve uygulanması yeterde artar bile..!” dedi. 
 
 
“Birilerinin Bastonu Olmadığınızı Hatırlayın” 
 
Mimar Abdullah Yılmaz, yönetmeliğin 1. Maddesi olan, “Kent yaşamında, kent vizyonunun ve hemşehrilik bilincinin geliştirilmesi, kentin hak ve hukukunun korunması, sürdürülebilir kalkınma, çevreye duyarlılık, sosyal yardımlaşma ve dayanışma, saydamlık, hesap sorma ve hesap verme, katılım, yönetişim ve yerinde yönetim ilkelerini hayata geçirmeye çalışan kent konseyleri…” hatırlatmasını yaparak, amacın bu şeklinde açıklandığını söyledi.
Kent kimliğinde sanat imajının herkesi onure edeceğinin altını çizen Yılmaz, “Şiirle, sanatla, yazar tanıtımıyla da uğraşın. Başkanlarınızın arkasında festivallerde boy boy magazinsel fotoğraflar verin lakin, lütfen Kent Konseylerinin görev ve sorumluluklarını bir kez okuyun. Kent halkı adına fahri denetleme ve sorgulama görevinizi hatırlayın. Birilerinin bastonu olmadığınızı hatırlayın.” ifadelerini kullandı. 
 
“Hepsinde Sustunuz!”
 
Son zamanlarda Mersin’de hayata geçirilmesi planlanan zararlı tesisler kurulması konusunda da Kent Konseylerinin üzerlerine düşen görevi yapmadığı düşünülüyor. Konuya ilişkin olarak Abdullah Yılmaz Kent Konseylerine seslenerek, “Taşucu Tersane konusunda sustunuz. Polipropilen tesisi konusunda sustunuz. Tarsus’ta büyük bir tarımsal alanın konut alanına dönüşmesine sustunuz. Emirler bölgesinin planda işaretli olmamasına rağmen Eko turizm alanına dönüştürülmesine sustunuz. Mezitli Gümüşkent 100. Yıl Tabiat Parkı yapılaşmaya açıldı, caretta caretta’ların doğal yaşam alanları katlediliyor, sustunuz. Nükleer santral konusunda sustunuz, balık çiftlikleri konusunda hiç konuşmadınız. Davultepe’de tarımsal alanların, sanayi ve depolama alanlarına dönüşürken sustunuz. Sahil dolgu alanını gündeme getirmediniz. Özellikle parkomat konusunda hepten dilinizi yuttunuz.” şeklinde konuştu.
 
“İmar Planı Neden Yeniden Yapılmak İsteniyor?”
 
Kent Konseyleri’nin susup Mersinlilerin konuştuğunu dile getiren Yılmaz, “Birileri ‘kent merkezini koruma amaçlı imar planlarını yapacağım’ diyor. 2013 yılında Büyükşehir Belediye Meclisi’nde onaylanmış 1/5000 planlar var. Neden ısrarla tekrar yapılmak isteniyor diye sorgulamıyorsunuz. Koruma adı altında yeni merkezi iş alanları oluşturma çabalarına karşı susuyorsunuz. Senelerdir üzerinde çalışmalar yaptığım, Araştırmacı Yazar Abdullah Ayan’ın da kaleme aldığı koruma amaçlı imar planı ve kent merkezininin yeniden tasarlanması konusu, özellikle Mersin Kent Konseyi’ni direkt olarak ilgilendiren bir kentsel sorundur.” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir