“Mersin’de korona seferberliği ilan edilmeli” diyen AKKUŞ: “İŞ İNSANLARIMIZ BAĞIŞLARDA ÖRNEK OLMALI”

Mersin Gazetesi Başyazarı Selahiddin Akkuş, Korona virüs salgınında alınan tedbirleri canlı yayında değerlendirdi. Akkuş, “Mersin’de korona seferberliği ilan edilmeli. Vatandaşlar, belediyelerin yaptığı çalışmaları şov niteliğinde görüyor. Somut çalışmalar istediklerini dile getiriyorlar.” dedi. 

Mersin Gazetesi Başyazarı ve İmtiyaz Sahibi Selahiddin Akkuş, Covid-19 salgını hakkında İçel TV canlı yayınına katılarak, değerlendirmelerde bulundu. Korona virüsü salgını hakkında genel bir değerlendirme yapan Akkuş, Mersin’de alınan ve alınması gereken tedbirler hakkında düşüncelerini aktardı. Mersin’deki çalışmaların tek merkezli ve koordineli yürümesi gerektiğini dile getiren Selahiddin Akkuş, Mersin’de Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde destek kampanyası başlatılarak, zor durumda olan vatandaşlara yardım elinin uzatılması gerektiğini belirtti.

“Mersinli iş insanları bağış yapmalı, örnek olmalı”

Mersinli iş insanlarına da örnek olacak bağış çağrılarında bulunan Akkuş, “Mersinli iş insanları örnek olacak şekilde bağış yapmaya başlamalı. Bağış yapanların isimlerini tek tek yayınlayacağız. İnsanlarımıza örnek olmaları gerekiyor. Büyükşehir Belediyesi ve diğer ilçe belediyeler alınan tedbirler kapsamında açıklamalar yapıyorlar. Fakat vatandaşlardan somut olarak hiçbir dönüş alınamıyor. Gönüllülük esasına dayanarak belediyeler öncülüğünde seferberlik çalışmaları gerekiyor. Şuan ki yapılan çalışmalar şov niteliğinde, somut çalışmalar isteniyor.” diye konuştu. 

“Çalışmalar şov niteliğinde!”

Mersin’de coronavirüs tedbirlerine ilişkin çalışmaların yeterli olup olmadığı sorusuna cevap veren Akkuş, “Mersin Büyükşehir Belediyesi ve diğer ilçe belediyeleri sürekli yaptıkları çalışmaları açıklıyorlar, fakat somut olarak vatandaşlardan hiçbir dönüş alınamıyor. Apartmanların girişi ve asansör dairelerinin de dezenfektan çalışmaları yapılması gerekiyor. Belediyeler tarafından vatandaşlara dezenfektan ve maske dağıtılacağı söyleniyor halen dağıtıldığını göremedik. Belediyeler tarafından kurulan Sosyal Vefa Guruplarında vatandaşlardan olumsuz dönüşler alıyoruz. Telefona ulaşamama, taleplerin geç yerine getirilmesi gibi şikayetler var. Belediyelerin öncülüğünde gönüllülük esaslı bir seferberlik başlaması gerekiyor. Örneğin diğer kentlerde gördüğümüz üzere gençler, yaşlılarımızın ihtiyaçlarını gidermek için çalışmalar yapıyorlar. Gönüllülük esasına dayanan bu çalışmaların belediyeler öncülüğünde başlatılması gerekiyor. Vatandaşlar, belediyelerin şu anki yaptığı çalışmaları şov niteliğinde görüyor. Somut çalışmalar istediklerini sık sık dile getiriyorlar. Ayrıca, daha önce haberini yapmıştık, çöp konteynırları çok tehlikeli. Kentimizde normal şartlarda yaşayan vatandaşların bile çöp topladığını görmek çok üzücü. İnsanları aç da bırakmamak gerekiyor ama virüsün yayılmasını önlemek için çöp toplayıcılığının şu an yasaklanması gerekiyor. Çöp konteynerlerinin de dezenfekte edilmesi gerekiyor. Belediyeler bu konu hakkında hiçbir çalışma yapmadı ve dile getirmemize rağmen herhangi bir dönüşte olmadı. Belediyelerin dağıttığı dezenfaktanların kimyasal özellikleri bakımından zararlı olup olmadığı açıklamaları da yapılmalı.” diye konuştu. 

“Mersin’in iş insanları bu konuya el atmalı” 

Türkiye genelinde başlatılan bağış kampanyaları hakkında da konuşan Akkuş, ‘Biz bize yeteriz Mersin’ kampanyasının da başlatılması gerektiğine vurgu yaparak, kaynakların doğru kullanılmadığının altını çizdi.
Akkuş, ”Gerek ülkemizde gerek kentimizde kaynaklarımızın doğru kullanılmadığı kesin. Çünkü doğru kullanılsaydı alınan vergilerle bugün biz bunları yaşamıyor olacaktık. Büyük bir israf ekonomisi söz konusu olduğu için ülkemizde de kentimizde de sorunlar yaşanıyor. Göründüğü gibi artık bir sınır koyulması şart. Bağış kampanyasına Mersin’de Belediye Başkanlarından bir tek Akdeniz Belediye Başkanı M. Mustafa Gültak’ın maaşıyla katıldığını duydum. Ama diğer belediye başkanları ve durumu iyi olan iş adamları, Oda başkanları, kurum başkanları gibi hepsinin aslında bu bağışlara katılması gerekiyor. Bazı siyasetçilerimiz biliyorsunuz ki maaşının 3’ünü Ankara’ya, 3’ünü de İstanbul’a bağışladı. Bizde de durumu iyi olanlar hem Türkiye’deki kampanyaya hem de Büyükşehir’in önderliğinde kampanya başlatılıp bağışlarını Mersin için yapılması gerekiyor. Yapılan bağışların gizli olması gerektiğini düşünmüyorum. Çünki suistimale uğrayabilir. Bu suistimallerin önüne geçmek adına kim ne bağış yapıyorsa liste liste bunu kamuoyuna açıklamamız gerekiyor. Mersin’de o kadar zengin iş adamlarımız var ki, bu iş insanlarının bu olaya artık bir el atıp bağışlar yapmalarını bekliyoruz. Bu yaşadığımız zor durumda ellerini ceplerine atıp ciddi rakamlarla bağışlar yapmaları gerekiyor. Zor durumda olan hemşehrilerimize, gıda ve nakdi yardımlar yapmaları konusunda büyük destek vermeleri gerekiyor.” dedi. 

“Mevcut düzenin artık değişmesi gerekiyor” 

Korona virüs salgını hakkında düşüncelerini payalaşarak genel bir değerlendirmede de bulunan Selahiddin Akkuş, yaşanan bu salgından bir ders çıkartılarak mevcut düzenin artık değişmesi gerektiğini dile getirdi.
Akkuş, “Dünya genelinde insanlığın ölümle yüzyüze geldiği bir salgınla karşı karşıyayız. Bugün dünyada yaşanan savaşlar çerçevesinde baktığımızda, benim düşünceme göre Çin’de bir biyolojik silah yanlışlıkla da olsa kullanılmış olabilir. Görüyoruz ki Afrika başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde sömürü düzeni kurulmuş ve savaşlar olmaktadır. Bazı küresel güçlerin yaptığı uygulamalara, iç savaşlara ve müdahalelere insanlık olarak karşı çıkmalıyız. Dünyada çıkan tüm kaynakların adil bir şekilde paylaşılması gerekiyor. Yaşanan tüm olayları değerlendirdiğimizde, bunları insani değerleri ön plana çıkartmak için bir ders niteliğinde olarak değerlendiriyorum. Dünyanın düzeni değişmeli, sömürü düzeni kalkmalı ve bu kaynaklar insanlara eşit bir şekilde dağıtılmalı ki, böylelikle bu tür salgınların ortaya çıkmayacağını düşünüyorum. Savaşa hayır demeyi de bilmeliyiz. İnsani değerlerimize dönmemiz gerekiyor. Eşitiz, hepimiz kardeşiz, eşit paylaşım içinde bu dünyada yaşamayı öğrenmeliyiz. insanlarımız doğumdan ölüme kadar refah içinde yaşamalı. Doğa bize bunu veriyor, aç gözlüler yüzünden egosunu tatmin edememiş, dünyayı yönetenler yüzünden bu haldeyiz.’’ ifadelerini kullandı. 
 
”Herşeyimiz var’ sözü, ‘Biz bize yeteriz Türkiye’ kampanyasına dönüştü”

Genelden değerlendirmeye başlarsak aslında ülkemizde yeterli tedbir alınmadığını düşünüyorum. Salgının başladığı günden beri Sağlık Bakanlığı, dezenfektanlardan maskeye kadar herşeyin hazır olduğunu, gerekli tüm tedbirlerin alındığını dile getirmişti sık sık. Ancak, görüyoruz ki hazır değilmişiz. Salgında alacağımız önlemler konusunda ‘Herşeyimiz var’ sözü, ‘Biz bize yeteriz Türkiye’ kampanyasına dönüştü. Sağlık çalışanlarını ve doktorları tartışmaya gerek dahi yok zaten. Onlar için alınacak tedbirler olmazsa olmazdır. Sağlık çalışanlarına ve doktorlarımıza buradan bir kez daha çok teşekkür ediyorum. Ama yol kontrolleri yapan polislerimize baktığımızda onlar için yeterli tedbirlerin alınmadığını görüyorum ve bunlar çok üzücü. Polislerimizin de görevlerini yerinde getirirken sağlık tedbirleri almalarının sağlanması lazım. Mersin’e baktığımızda, yine zabıtaların çoğunda yine yeterli sağlık tedbirlerin alınmadığını görüyoruz.” dedi.  

“Gazetecilere sıra yeni geldiyse, vatandaşlara daha gelecek demektir!” 

Korona virüs salgınıyla mücadelenin basın açısından yaşattığı sorunları da değerlendiren Akkuş, Mersin’de yayınlanan günlük gazetelerin dönüşümlü olarak 4 günde bir çıktığını hatırlattı. Basın çalışanlarının kamu görevlerini yerine getirirken yaşadığı risklerden de bahseden Akkuş, “Salgının ilk günlerinden beri çalışma başlatarak mücadelesini verdim. Büyükşehir, Akdeniz ve Toroslar Belediyelerini aradım. Kamu görevi gören gazeteciler için, dezenfektan, eldiven ve maske yardım talebinde bulunmuştuk. Fakat Büyükşehir Belediyesi dışında hiçbiri dönmedi. Büyükşehir’in dönüşü de sadece çalışma yapıyoruz niteliğindeydi. Akdeniz Belediyesi cemiyete daha yeni maske ve dezenfaktan gönderdi. Geç kalmadılar mı? Bulaşma riskinin sahada görev yapan basın çalışanlarına çok fazla olacağı dile getirilirken, neyi beklediler? Gazetecilere bile destek veremeyen belediyeler, vatandaşlara verdiğini nasıl iddia edebilir! Gazetecilere sıra yeni geldiyse, vatandaşlara daha gelecek demektir bu durum çok üzücü.” şeklinde konuştu. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir