MERSİN MARİNA AVM DEĞİL YAT LİMANI’DIR
İlave Nazım İmar Planı’na Karşı Çıkın
Mersin Marina’nın aykırı yapılaşmasını yasal hale getirmek için olduğu söylenen ve yeni hazırlanan İlave Nazım İmar Planı, askıya çıktı.
Mimar Abdullah Yılmaz askıya çıkarılan plan ile ilgili, “Vahap Seçer’in ileride kente büyük trafik ve alt yapı sorunu getirecek olan Marine AVM ile ilgili bir görüşü, hukuki süreç başlatma düşüncesi varmıdır? Mersin kamuoyu açıklama bekliyor.” dedi.
Mersin Yat Limanı’ndaki depolarda ticari amaçlı işletmelerin açılması, Anayasa ve kıyı kanununun ilgili hükümlerine aykırı olduğu biliniyor. Mersin Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce yapılan duyuruda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102(j) maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanununun 7. maddesi kapsamında onaylanan “Yat Limanı Amaçlı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Plan Notu İptali/İlavesi” 05 Haziran 2020 tarihinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Hizmet Binası İlan Panosunda ve kurumsal internet adresinde bir ay süreyle Mersin Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce askıya çıkarıldı. Konuyla ilgili konuşan Mersinli Mimar Abdullah Yılmaz ise Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in Marina AVM yapıları ile ilgili bir açıklama ve görüş bildirmemesine dikkat çekti.
Yılmaz, “Vahap Seçer’in şehrin emini olarak ileride kente büyük trafik ve alt yapı sorunu getirecek olan Marine AVM ile ilgili bir görüşü, hukuki süreç başlatma düşüncesi var mıdır? Mersin kamuoyu açıklama bekliyor. Mersin Marina Alışveriş Merkezi midir? yoksa Yat limanı mı?” dedi.
“Anayasa ve Kıyı Kanununun ilgili hükümlerine aykırı”
1993 yılında 110 milyar dolar ile ihale edilen Mersin Marina Yat Limanı ile ilgili detayları paylaşan Yılmaz, “Anayasa’ya göre kıyılar kamunun kullanımına açıktır ve devletin tasarrufu altındadır. Kıyı Kanununda ‘Kıyıda hiçbir yapı yapılamaz, kıyı halka kapatılamaz’ der. Bunun tek istisnası, kıyıdan başka yere yapılamayacak olan binalar; liman, iskele, çekek yerleri, marinalar gibi, kanunla nasıl yapılabilecekleri düzenlenen yapılaşmalardır. Anayasa’nın kamu yararını düzenleyen 43. maddesi, ‘Kıyılar, devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkân ve şartları kanunla düzenlenir’ diyor.” diye belirterek, dolayısıyla, Mersin Yat Limanı’ndaki ticari amaçlı bina yapılaşması, Anayasa ve Kıyı Kanununun ilgili hükümlerine aykırı olduğunu vurguladı. Marina inşaat alanının, denizden doldurularak elde edildiğinin kanuna göre dolgu alana sabit yapı yapılamayacağına da dikkat çekti.
“Yatırımcı halkın parası ile desteklendi”
Mersin’in kıyı kesimlerinde doğal görünümün yok olduğunu belirten Yılmaz, “Doğal görünümün yerini, sahil şeridi boyunca, yat limanının varlığının dahi hissedilmedi kentsel tarihi ve doğal dokuya uygun olmayan çelik, cam, vb. yapı malzemelerinden müteşekkil, estetikten yoksun görünümlü dev alışveriş merkezi inşa edilmiştir. Kent-kıyı ilişkisi yok olmuştur. İnsan ile deniz arası, baştanbaşa ticari nitelikli binalar kaplanmıştır. Sahile erişim engellenmiş, manzara sınırlanmış, siluet bozulmuştur. Mersin Marina AVM kısa sürede çekim merkezi haline gelmiş ziyaretçi sayısı da kat kat artmış, bölgede hali hazırda yetmeyen ulaşım altyapısı durma noktasına gelmiştir. Projenin uygulanması sonrasında,alışveriş merkezi oluşumu ön plana çıktığı için bölgenin hem ulaşım altyapısının hem de elektrik, su ve kanalizasyon olarak teknik altyapısının bu yatırımı kaldıracak kapasitede olmaması nedeniyle, yeniden elden geçirilmesi gerekecek ve bu işleminde belediye veya kamu eliyle gerçekleştirilecek olması nedeniyle, maliyetinin kamuya yükleneceği, dolayısıyla yatırımcı aslında halkın parası ile desteklenmiştir.” dedi
“Yat Limanı olmaktan çıkartılıp AVM’ye dönüştürüldü”
2013 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kararını da eleştiren Yılmaz, “Yat limanlarında konaklama tesisi yapılması yönünde ‘Kıyı Kanununun uygulanmasına dair yönetmelikte’ yapılan değişiklikler çerçevesinde yapılmadığı, aksine bahis konusu yönetmelik değişikliği bahane edilerek yat limaninda yapilan ve yapilacak tesislere yönelik emsal inşaat alaninin arttırıldıgı açıktır. Nitekim plan notu değişikliği sonrası, bu değişikliğe dayanılarak Mersin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nden çeşitli tarihlerde alınan ilave tadilat ruhsatları marifetiyle hızlı biçimde yat limanı olmaktan çıkarılarak kıyı mevzuatına aykırı biçimde kıyı kenar çizgisi altında faaliyette bulunan alışveriş merkezine dönüşmüştür.” ifadelerini kullandı.
“Kişisel rant uğruna anayasa ve kıyı yasasına aykırı olarak sahil beton yığınına dönüştürüldü!”
Mimar Abdullah Yılmaz son olarak yapılan yanlıştan dönülmesi gerektiğini belirterek, “Mersin Yat Limanı, maalesef dev bir Avm’nin süs havuzu olmuştur. Kişisel rant uğruna anayasa ve kıyı yasasına aykırı olarak sahil beton yığınına dönüştürülmüştür. Her zamanki gibi, her dönemin dalkavukları,sivil toplum örgütlerinin pek çoğu,kent duayenleri denilen kibar soyguncular,marinanın dev bir alışveriş merkezine dönüşmesine karşı üç maymunları oynamışlar yeni yapılan dükkanlardan bir tane kapmak için çok büyük efor sarfetmişlerdir.” diye konuştu.


