“SEMPTOMLU İŞÇİLERİ FİRMALAR SAKLIYOR..!”
Mersin Serbest Bölge’de Covid-19 nedeniyle bir işçi yaşamını yitirdi!
“Bize yaz sıcağında işçilere verilen tek bir maskeyle, ’Bütün gün idare edin, yahut da verilen maskeleri yıkayın yıkayın kullanın’ deniliyor. Bunun adı önlem değil cinayete teşebbüstür..!”
Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası (DEV TEKSTİL) Çukurova Temsilciliği, kısa bir zaman önce bir basın toplantısı yaparak Mersin Serbest Bölge’de artan korona vakalarına dikkat çekmiş, gerekli önlemlerin alınmasının aciliyetini duyurmuştu. Öz Hayat Tekstil’de çalışmakta olan Ahmet Güven yakalandığı covid 19 salgını nedeniyle yaşamını yitirdi.
Bu vefat sonrası DEV TEKSTİL yöneticileri yazılı bir açıklama daha yaptı.
Açıklamada, “50 yaşında ve öncesinde astım hastalığı olan kardeşimiz korona nedeniyle karantina altında tutuluyordu. Yine bir işçi kardeşimizin durumunun da ağır olduğunu belirtmek isteriz. Öz Hayat Tekstil’de daha önce üç işçinin virüse yakalanmasının ardından sayının çoğaldığını, firmanın üretime devam etmesi ile tehlikenin ve vakaların arttığını duyurmuştuk. Mersin Serbest Bölgesi’nde korona vakalarının sorumluları ilk semptomlar ortaya çıktığında bunu önemsemeyen firma yetkilileridir. İşçileri zamanında bilgilendirmeyenlerdir.” denildi.
“Daha fazla kardeşimizin aramızdan ayrılmasını istemiyoruz”
Çalışırken fenalaştığı halde arkadaşlarının virüse yakalandığını işçiler çok sonra öğrenebiliyorlar vurgusu yapılan açıklamada, semptom gösteren işçilerin firma yetkilileri tarafından saklandığı ısrarla ifade edildi.
DEV TEKSTİL yöneticileri, “Sipariş aldıkları firmaların denetçileri geldiğinde işçilere maske dağıtmaya başlayan işletmeler vardır. Semptomların ortaya çıktığı öyle firmalar vardır ki rahatsızlanan işçilere ilk önce izin bile verilmemiştir. Hatta virüse yakalanan arkadaşlarını duyduklarında çalışmak istemeyen işçilerin, firma yetkililerinin baskısıyla çalışmaya mecbur edildikleri yerler vardır. Kayıplarımızın son olmasını istiyoruz. Daha fazla kardeşimizin covid 19 nedeniyle aramızdan ayrılmasını istemiyoruz. Ancak bu ne bizlerin temennisiyle, ne de tek başına işçilerin bireysel önlemleriyle mümkün olabilir. Toplum sağlığını tehdit eden salgın hastalıklara karşı daha kapsayıcı, yukarıdan aşağıya doğru önlemler alınması gereklidir.” açıklamalarında bulundu.
“Bize yaz sıcağında işçilere verilen tek bir maskeyle ‘bütün gün idare edin yahut ta verilen maskeleri yıkayın yıkayın kullanın deniliyor. Bunun adı önlem değil cinayete teşebbüstür.” diyen Temsilcilik, “İşçiler haber bültenlerinde salgına karşı uyulması gereken önlemleri duyarken, fabrikalarda bitirilmesi gereken işlerin baskısıyla karşı karşıyadır. Koronavirüse karşı özellikle vurgulanan hijyen koşullarını sağlamak sadece işçilerin inisiyatifine bırakılamaz. Maske dağıtımı sürekli hale getirilmeli, günde bir adet sınırından çıkarılmalıdır. Sağlıktan tasarruf olmaz. İşçiler ihtiyaç duyduğunda maske temin edebilmelidir. Hijyen şartlarının sağlanabilmesi için işçilerin temiz içme suyuna, şehir şebeke suyuna erişimi sağlanmalıdır.” ifadelerini kullandı.
“Fiziksel şartlar uygun değil”
Mersin Serbest Bölgesi’nde alınan önlemlerin yetersiz olduğunu hatırlatan DEV TEKSTİL yöneticileri yapılması gerekenleri sıraladı;
“Mersin Serbest Bölge’de işe girişte, çıkışta, molalarda, yemekhanede işçilerin sosyal mesafeyi sağlamasını mümkün kılacak fiziksel şartlar uygun değildir. Bunun için işçilerin çalıştığı yerlerin fiziksel şartları yeniden düzenlenmeli, gerekiyorsa bu amaçla tadilat yapılmalıdır. İşçilerin bağışıklık sistemini güçlendirecek besin değeri yüksek yemekler verilmelidir. Tuvaletler sürekli olarak temiz tutulmalı, sadece bu işle ilgilenenler olmalı, yetersiz ise sayıları artırılmalıdır. İşçi servisleri sosyal mesafe kurallarına tabi tutulmalıdır. Yetersiz servis sayısı arttırılmalıdır. Mesaiye kalan işçilerin bir iki servise sıkıştırılmasına son verilmelidir. İşçilere test yapılmasını sağlayacak imkânlar yaratılmalıdır. Yaş ve sağlık nedeniyle risk grubunda olan işçiler, iş güvenceleri korunarak ücretli izne ayrılmalıdır.”
Devrimci Tekstil İşçileri Sendikası daha önce yaptığı açıklamalara değinerek, “Mersin Serbest Bölge’nin yapısı itibariyle salgının bulaşım riski çok fazladır. Her ne kadar ayrı firmalarda çalışsa da işçiler bölgede iç içedir. Kafeteryalar, bankalar, PTT, öğlen molalarında, çalışılmayan saatlerde ortak kullanım alanları bulunmaktadır. Yaklaşık 10 bin işçinin çalıştığı serbest bölgede, uluslararası limanın olması da bir başka faktördür. Kimi firmaların anlaştıkları servis şirketleri farklı yerlere de çalıştığından riskin yayılma potansiyeli artmaktadır.
Hiçbir şey işçi sağlığından daha değerli değildir. Parayı değil insan sağlığını önceleyen tedbirlerin alınması acildir. İşçilerin sağlığı için maliyet hesabı yapılmamalıdır. Hayatın maliyetinin ölçüsü yoktur, önlemsizliğin bedeli vardır. Bu bedeli işçiler daha fazla ödememelidir.” diyerek açıklamayı sonlandırdı.


