POLİPROPİLEN TESİSİ YAPILIRSA KARADUVAR BİTER!

Seçer: “Keşke orada bir düzenleme yapılırken Karaduvar halkına sorulsaydı. Vatandaşa rağmen bir şey yapmak doğru değil.”

Mersin Büyükşehir Belediyesi Ağustos ayı Olağan Meclis Toplantısı 2’inci Birleşimi gerçekleşti. Karaduvar’da yapılacak olan polipropilen tesisi mecliste yeniden gündeme geldi. Seçer, “Yatırıma karşı olmam mümkün değil. Ancak kentimde yatırımları yaparken birinci derecede çevre duyarlılığını düşünürüm. Keşke orada bir düzenleme yapılırken Karaduvar halkına sorulsaydı. Vatandaşa rağmen bir şey yapmanın doğru olduğunu düşünmüyorum’’ dedi.
Mecliste konuşan meclis üyesi Zafer Şahin Özturan, “Bu konu çok önemli bir girişim ve özellikle Akdeniz Belediye Başkanı Mustafa Gültak ile MBB Başkanı Seçer’in ciddi şekilde Karaduvar’a bu önemi vermesi Türkiye’de gelecekte Karaduvar’ı balıkçı kasabası seviyesine getireceğine inanıyorum. Fakat bu anlatılan projeler yıllar önce yapılsaydı. Bu tür çalışmalar yapılırken burada çalışan arkadaşlarımız orada yaşayan vatandaşların görüşlerini de almalılar. İnanıyoruz ki Karaduvar çok güzel bir noktaya gelecek’’ ifadelerini kullandı.

‘’KARADUVAR YILLARCA İHMAL EDİLDİ’’
 
Karaduvar’ın yıllarca ihmal edildiğini belirten Seçer, “Yıllar önce yatırımlar yapılsaydı şık bir kasaba olarak ekonomik getirisi olurdu. Orada MESKİ’nin atık su arıtma tesisi bulunuyor. Yine çok sayıda sanayi tesiside yer almakta. Bir taraftanda turizm balıkçı kasabası, bir taraftan tarım kasabası, diğer taraftan çevreye duyarlı olanlar tepki göstermekte haklı. Çevre olarak risk teşkil eden sanayi tesisleri ve kimyasal tesisleri ile donanmış bir alan. Belediye Başkanı olarak amacım mevcut yapıyı daha fazla kötüye götürmeden iyileştirmek.” dedi.

Akdeniz’in Karaduvar Mahallesi üzerinde Dumlupınar Caddesi ile balık satış işletmelerinin bulunduğu İsa Öner Bulvarı ve sahil hattını kapsayan bölgede yapılacak kamusal alan ve özel mülkiyetlerde yapılacak sokak iyileştirme, bina cephelerinde değişiklik ve yenileme gündeme geldi. Özel aydınlatma ve çevre tanzimi çalışmaları proje çalışmalarının işin yapımında harcama yapılması ve kurum ve kuruluşlar ile protokol yapılması yetkisi tartışıldı. Yetkinin Belediye Başkanı Vahap Seçer’e verilmesi ile ilgili Plan ve Bütçe Komisyonu’na havale edilen konunun görüşülmesi konusu üzerine görüşler bildirildi.
 
“POLİPROPİLEN TESİSİ YAPILIRKEN VATANDAŞTAN GÖRÜŞ ALINSAYDI’’
 
Yatırıma karşı olmasının mümkün olmadığını belirten Seçer, “Bir yatırımcı, iş adamı, dünya görüşü olarak yatırıma karşı olmam mümkün değil. Ben kentimde yatırım yaparken birinci derecede çevre duyarlılığını düşünürüm. Özturan’ın dediği gibi vatandaşın görüşlerinin alınması hassasiyeti polipropilen tesisi de yapılırken gösterilseydi. Özturan, ‘Orada bir düzenleme yapılırken Karaduvar Halkına sorun’ dedi ve haklı. Onun için vatandaşla konuşup onay alıp vatandaşa rağmen bir şey yapmanın doğru olmadığını düşünüyorum. Biz orada MESKİ tesisleri rahatsızlık veriyor ve koku yayıyordu. Şuanda oradaki havuzların üzerinin kapatılması işlemi devam ediyor. Kokuyu önemli bir oranda yok ediyoruz.” diye konuştu.
 
“YARIŞ HALİNE GELİRSE KİMSE KARLI ÇIKMAZ!”
 
Lokantaların olduğu alanda çalışmalar yaptıklarını belirten Seçer, “Bir dokunuş ve çalışmalar gerçekleştirdik. Biz her türlü işbirliğine hazırız fakat bunu yarış haline getirmemek lazım. Özellikle Büyükşehir belediyesi ile ilçe belediyelerin yaptığı çalışmaları yarış haline getirirse bu işin sonu olmaz ve kimse karlı çıkmaz.’’ ifadesini kullandı.
  
‘’POLİPROPİLEN TESİSİ SONRASI NE YATIRIM YAPILIRSA YAPILSIN BOŞA GİDER’’
 
Ali Tanrıverdi ise Karaduvar ile ilgili yapılan çalışmalara yönelik, “Karaduvar güzide bir yer ve ileriye yönelik ortaklaşa çalışmalar yapılması değerlidir. Yine ‘Oradaki halkın talepleri doğrultusunda çalışmalar yapılması da önemli bir husus. Fakat Karaduvar’ı karanlığa gömecek ve yok edecek polipropilen tesisi yapılıyor. Siz bu fabrika yapıldıktan sonra ne hizmet veya yatırım yaparsanız yapın hepsi boşa gider. Ben umuyorum ki belediyeler ve yöneticiler bu fabrikanın buraya yapılmaması Karaduvar halkının tarımın, balıkçılığın ve hayvancılığın önünün açılması için baskılarla merkezi hükümet bu çalışmalardan vazgeçer.’’ şekilde konuştu.
 
 ÖZYİĞİT: “AĞAÇLAR TAŞINSAYDI DAHA İSABETLİ OLURDU”

Mersin Müftü Deresi etrafındaki asırlık ağaçların kesilmesi konusunun HDP’li Meclis Üyesi Bedriye Kuş tarafından mecliste sorulmasına yönelik ise Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, “Bilindiği üzere uygulamalarda Devlet Su İşlerine ait alanlar, Orman Bölge Müdürlüğü’ne, Büyükşehir Belediyesi’ne ve ilçe belediyelerinin sorumluluğuna ait alanlar var. Ağaç kesim olayında ilgili alan Devlet Su İşleri’ne ait bir alandır. Bizi Park Bahçeler Müdürlüğü’nden arkadaşlarımız bu işlemi duyduklarında söküm işleminin yapılması ile alakalı gerekli yönlendirmeyi yaptılar. Bizim Büyükşehir Belediyemizin de desteği ile yol açma çalışmaların da sürekli ağacı söküp başka bir alana taşıdığımız söz konusudur. Uygulamalarımızda onu zor bir işlem olmasına rağmen zaman alan bir işlem olmasına rağmen hiç bundan gocunmadan çekinmeden bu işlemleri gerçekleştiriyoruz. Fakat DSİ’ye ait bir alan olduğu için orası, DSİ bu kesim işlemini ‘kesmeye uygun gördük‘ demişler ve Orman Müdürlüğü’nden bu işlem yapmasını istemişler ve gerçekleşmiş. Ağaçların kesilmesini hiçbirimiz arzu etmiyoruz. Dolayısıyla kesilmeseydi ve ağaçlar taşınmış olsaydı çok daha isabetli doğru bir yaklaşım olurdu diye düşünüyorum.’’ dedi.
 
 “BURADAN EKMEK ÇIKMAZ”
 
AKP’li meclis üyesi İsmail Yerlikaya ise konu ile ilgili, “Üç gündür sosyal medyada sürekli ağaçların kesimiyle ilgili haberler yorumlar yapılıyor. Gerçekten bence buradan ekmek çıkmaz bir defa. Bu acemice yapılan bir işlem. 21 tane ağaç var orada ve  bu ağaçlar okaliptüs. Öncelikle şuna bakmak lazım. Yapılan işlem ne millet bahçesi zaten biz bahçe yapıyoruz oraya. Stadyum tarafına 900 tane denizdeki aqua park tarafına bin 200 tane toplamda 2 bin 100 tane ağaç dikiliyor bölgeye. 21 tane ağaç için basın gidiyor ve demeç veriliyor sürekli, gerçekten şaşırıyorum! Geçen hafta cumartesi günü bu millet bahçesinde çok emeği olan Lütfi Elvan ile birlikte Mersin’e Mimarlar Odası, Ticaret Odası, STK başkanları ile o bölgeyi de gezdik. Millet bahçesine bakıldı DSİ’nin yaptığı çalışmaya bakıldı. DSİ yetkilileri orada bizleri bilgilendirdiler.’’ dedi.
 
“OKALÜPTÜS AĞAÇLARININ KÖKLERİ İSNAT DUVARLARINI ÇÖKERTİYOR” 
 
Yerlikaya, “Millet bahçesi ile ilgili yapılanları ve diğer tarafı değerlendirildikten sonra burada DSİ bir ıslah çalışması yapıyor. Çünkü  iki yakada da millet bahçesi var ortada öyle kötü bir şekilde dere yatağı bırakılamazdı. Okaliptüs normal sıradan bir ağaç değil kökleri 40 metre derinliğe giden, yaklaşık olarak günde 400 litre su içen ağaçlardır. Bu ağaçlar normalde erozyonu önlemek için kullanılan gelişigüzel her yere ekilmesi de doğru değil. Okaliptüs ağaçlarının kökleri istinat duvarlarını çökertiyor. DSİ’ye ‘Biraz daha daraltamaz mısınız alanı?’ dediğimizde, ‘Zaten denize yakın yer deniz kabardığı zaman kışın oraya komple su basıyor. Birkaç tane ağaç için orayı projeyi daraltmak veya yatağını daraltmak doğru değildi.’’ ifadelerini kullandı.
 
DSİ’nin konuyla ilgili  çalışmasını yaptığını belirten Yerlikaya, “Orada 2 bin 100 ağacın olduğu 41 milyonluk bir yatırım yapılıyor. Mersin’e şehre burada insanların rahat nefes alacağı bileceği şehrin içinde güzel bir yatırım yapılıyor. Bunu takdir etmek lazım iken bunu eleştirmek çok doğru bir şey değil. Bir sanayi alanın önüne gidersin ağaç katliamı yapılıyor diyebilirsin, burada bir katliam yok. Kesilen ağaçlar istinat duvarına denk geliyor yani daraltmak doğru değil. Taşkın alanı içerisinde hiçbir belediyenin sorumluluğunda değil. Bunlar yarın çökme yaptığında yıkılma yaptığında da ilerideki köprü üzerinden yolu tıkayabilir. Su baskınları sakıncalarından dolayı çok büyük bir olay değil. Bölgeye yeşil alan ve ağaç fazlasıyla da yapılıyor.’’ dedi. 
 
“KAN KUSUYORUM KIZILCIK ŞERBETİ İÇTİM DİYORUM”
 
Bu tür uygulamaların vatandaşa yalın bir dille anlatılması gerektiğini vurgulayan Seçer ise konunun dışında bırakıldığını belirterek, “Siyasi polemik olmasın diye bir tartışma olmasın diye kan kusuyorum kızılcık şerbeti içtim diyorum. Orada o kadar önemli bir düzenleme yapılıyor yetkililer geliyor orada yapılan çalışmaları anlatıyor. Müftü deresi ile ilgili bizim de tasarrufumuz oldu. Daha önceki yönetim DSİ ile protokol yapmış ve biz bu işlemi yapalım dediğimizde önce onay çıktı DSİ’den. Daha sonra millet bahçesine Ekim ayında açılacağı düşüncesiyle ‘Biz zaten bunun işlemlerini başlatmıştı biz bunu yapacağız’ dediler amin dedik. DSİ yapıyor, belediye yapıyor bir başka kurum yapıyor neticede Mersin’e bir hizmet yapılıyor. Keşke bu tip çalışmalarda o brifingleri verirken o bürokratlar, bu kentin bir büyükşehir belediye başkanı var deyip de o brifinglere bizlerin de çağrılması, hem kentin birlik bütünlük açısından görüntüsüne iyi bir resim verir. Bu sözde dilde kalmaz. Hem de olası bir durumda ben de oradaki kuruma bir şey söyleyebilirim. Şimdi bir şey demeyeceğim çünkü ben işin dışındayım.’’ ifadelerini kullandı.
 
 “DUYARLILIĞINIZI ŞEHİRLER YIKILIRKEN HENDEK OLAYLARI YAPILIRKEN GÖSTERSEYDİNİZ!”
 
AKP’li Meclis üyesi Zafer Şahin Özturhan ise “Burada Akdeniz Belediyesi olarak bu işin içinde olan biz değiliz. Keşke bu duyarlılığınızı şehirler yıkılırken hendek olayları yapılırken gösterseydiniz. Bu işi siyasi malzeme yapan biz değiliz. Sanki oraya öyle bir siyasi rüzgarla girildi ki, şuan biz Türkiye’nin sayılı meydanlarından birini yapıyoruz. Bir algı vardı Tevfik Sırrı Gür Stadı yıkılacak oraya otel yapılacak dendi ama öyle olmadı. Siz siyaseti iyi yapıyorsunuz biz ağaçla ilgili 15-16 tane DSİ ormandan izin almış. Teknik olarak ağaçlar 70-80 yaşında olduğu için taşınmasının mümkün olmadığı belirtilmiş. Siyaset yapmayalım, birbirimizi sağa sola savurmamız doğru olmaz. Birbirimizi siyasi polemiklere çekmeden şehrin sorunlarını konuşalım” dedi. Özturhan kendisine yönelik tepkilere ise, “Siyaseti sabahtan beri siz yapıyorsunuz” yanıtı verdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir