AMBULANS YOK..!
SEYFETTİN AKARCA
“Ölümle de sonuçlanabilen ‘İş kazaları’ olağanlaşmış olarak sürmekte, ara ara firmalarda çeşitli yangınlar yaşanmakta, bir hafta önce olduğu gibi işçiler zehirlenebilmektedir.“
Dev Tekstil Çukurova Temsilciliği Mersin Serbest Bölgesi’nde Aile Sağlık Merkezi’nin açılmasının ardından açıklamalarda bulundu. Dev Tekstil Çukurova Temsilciliği yetkilileri, ‘’Sürekli Covid-19 vakalarının çıktığı Mersin Serbest Bölgesi’nde ilk tespiti ve testleri yapacak, gerektiğinde daha üst bir sağlık hizmetinin verildiği hastaneye işçileri ulaştıracak donanımda ambulansa, il hıfzıssıhha ve sağlık ekiplerinin konuşlanabileceği bir sağlık kuruluşuna acilen ihtiyaç duyulmaktadır.’’ diye konuştu.
Dev Tekstil Çukurova Temsilciliği yetkilileri 2018 yılının Nisan ayında Mersin Serbest Bölge’de sağlık kuruluşu açılsın talebiyle imza kampanyası başlattıklarını vurguladı. Meslek hastalıkları ve iş kazaları neticesinde hayatını kaybeden işçilerin hızlı müdahale edilebilir bir sağlık hizmetinin olmamasından ötürü yaşamlarının son bulduğunu belirterek taleplerini ilettiklerini açıkladılar. Açıklamada, ‘’Mersin Serbest Bölgesi işçileri tarafından yürütülen imza kampanyası ile patronların bütün baskılarına ve engellemelerine rağmen binin üzerinde işçiden imza toplanmış ve bu imzalar 19 Temmuz 2018’de Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’na iletilmişti. Netice itibariyle Mersin Serbest Bölge’de bir Aile Sağlık Merkezi’nin (ASM) faaliyete başladığı bildirildi. Türkiye’nin ilk serbest bölgesi olan Mersin Serbest Bölge’de açılan ve iki poliklinikli olduğu belirtilen bu sağlık merkezinin verdiğimiz mücadelenin bir sonucu olduğunu düşünüyor ve önemsiyoruz. Bu Aile Sağlık Merkezi, Türkiye’deki serbest bölgeler arasında açılan ilk ve şimdilik tek sağlık merkezidir. Bu nedenle umuyoruz ki kapasitesi ve teknik donanımı daha da artırılarak serbest bölgede işçilerin yaşamış olduğu sağlık ihtiyaçlarına bir cevap olabilir.’’ ifadeleri kullanıldı.
“Sağlık Merkezi’nin kapasitesinin, tıbbi donanımının ve personel sayısının arttırılmasını zorunlu”
İlk basamak tedavi hizmeti verecek olan sağlık kuruluşunun bir sanayi bölgesinin ihtiyaçlarını karşılamak için şu andaki haliyle yetersiz olacağını vurgulayan sendika temsilciliği yetkilileri, ‘’Mersin Serbest Bölgesi’nin şu son bir iki yıllık süreci bile neden daha donanımlı bir sağlık hizmetine ihtiyaç olacağını göstermektedir. Ölümle de sonuçlanabilen ‘İş kazaları’ olağanlaşmış olarak sürmekte, ara ara firmalarda çeşitli yangınlar yaşanmakta, bir hafta önce olduğu gibi işçiler zehirlenebilmektedir. Ve elbette Covid-19 salgınının serbest bölgede işçilere verdiği zarar unutulmamalıdır. Tüm bunlar ve çok daha fazlası Mersin Serbest Bölgesi’nde faaliyete başladığı duyurulan Aile Sağlık Merkezi’nin kapasitesinin, tıbbi donanımının ve personel sayısının arttırılmasını zorunlu kılmaktadır. Bu sağlık kuruluşunun önünde bir ambulansın hazır bulundurulması hayati derecede önemlidir. Ancak henüz böyle bir ambulans hizmeti yoktur. Bilinmektedir ki geciken her tedavi, acil müdahale insan hayatında ciddi bir risktir. Mersin Serbest Bölgesi oldukça geniş bir alana yayılmıştır. Yani zaten dışardan, çok uzaktan gelecek bir ambulans için zaman kaybı olmakta iken, birde buna bölgenin kendi içinde ulaşım mesafesi eklenmektedir.’’ diye açıkladı.
‘’İşçileri hastaneye ulaştırabilecek ambulansa ihtiyaç var’’
Aile Sağlık Merkezi’nin açılmasının ardından yaşanılan Covid-19 salgını ile taleplerini güncelleyen Dev Tekstil Çukurova Temsilciliği yetkilileri, ‘’Eğer korona salgını vesilesiyle talebimizi güncelleyecek olursak; sürekli Covid 19 vakalarının çıktığı Mersin Serbest Bölgesi’nde ilk tespiti ve testleri yapacak, gerektiğinde daha üst bir sağlık hizmetinin verildiği hastaneye işçileri ulaştıracak donanımda ambulansa, il hıfzıssıhha ve sağlık ekiplerinin konuşlanabileceği bir sağlık kuruluşuna acilen ihtiyaç duyulmaktadır. Keza onlarca firmada çeşitli semptomlar gösteren yüzlerce işçi kent içi ulaşım imkânlarını kullanarak ilgili sağlık merkezlerine gitmek zorunda kalmaktadır. Bu da tahmin edileceği gibi salgının bulaşım riskini arttırmaktadır. Donanımı arttırılmış bir sağlık hizmeti en çok da üretenler, işçiler için bir haktır. Bu hakkın çok görülmesi en temel insan hak ve özgürlüklerinin, sağlıklı yaşam hakkının da ihlali demektir.” şeklinde konuştu.


