“Kız çocuklarının kaldığı maruz eşitsizlik pandemide arttı”
HDP Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan Milli Eğitim Bakanlığı’na 2 soru önergesi sundu. İlk önergede Mersin’de bir velinin kadın öğretmenlerin kıyafetlerine yönelik CİMER üzerinden yaptığı şikayet başvurusu üzerine Toroslar Milli Eğitim Müdürlüğü’nün resmi yazıyla inceleme talep etmesine ilişkin oldu.
Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından Anayasa’nın 98 inci ve TBMM İçtüzüğünün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını isteyen Kurtulan, Mersin’de bir velinin Toroslar ilçesinde bulunan Hüseyin Güvercin Ortaokulu’nda görev yapan kadın öğretmenlerin giyimi ile ilgili Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden şikâyette bulunması üzerine Toroslar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü okula resmi yazı göndererek iddiaların incelenmesi talimatını verdiğini söyledi. Önergede şu sorular yer aldı;
1- Toroslar İlçe Milli Müdürlüğü’nün kadın öğretmenlere yönelik ithamların bulunduğu şikâyeti gerekçe göstererek okuldan iddiaların incelenmesini istemesinin gerekçesi nedir?
2- Toroslar İlçe Milli Müdürlüğü ile ilgili kadın öğretmenlere karşı baskıcı bir tutum ve şiddet olan inceleme talebine yönelik Bakanlığınızın herhangi bir soruşturması/incelemesi bulunmakta mıdır?
Ayrıca Kurtulan, hali hazırda başta eğitim hakkı olmak üzere hak gaspına maruz kalan ve bu hak kayıpları pandemi sürecinde daha da artan kız çocuklarına ilişkin de araştırma önergesi verdi. Önergede mülteciler de dahil olmak üzere kız çocuklarının eğitimde yaşadıkları sorunlar, pandemi sürecinde evde kalmalarından dolayı yaşadıkları zorluklar öne çıkarılmış ve bu problem alanlarına çözüm bulunması talebiyle bir meclis araştırma komisyonu kurulması istendi. Kız çocuklarının cinsiyetlerinden ötürü maruz kaldığı eşitsizlik pandemi ile birlikte daha fazla arttığını belirten HDP Mersin Milletvekili Fatma Kurtulan, “Kız çocukları eğitim hakkı ve diğer yasal haklarından yeterince faydalanamazken okulların kapanması ve evde kalmayla birlikte şiddet ve zorla evlilik, istismara karşı korunmasız durumda kalmıştır. Kız çocuklarına pandemi sürecinde ev içi işler, kardeşlere bakma sorumluğu da yüklenmiş, kız çocuklarına karşı eşitsizlik daha da yoğunlaşmıştır. Yapılan araştırmalara göre pandemi sürecinde çocuğa yönelik şiddet yüzde19,3 oranında artmıştır. Aile için şiddet-cinsel şiddete maruz bırakılan çocuklar şiddet ve istismar failleriyle kapalı ortamda kalmak zorunda bırakılmıştır. Kız çocukları, pandemi ile birlikte okul, öğretmen, arkadaş gibi en önemli sosyal destek kaynaklarını da kaybetmiş, ev içerisinde de yeterli sosyal desteğe sahip olmadıklarından dolayı daha da savunmasızlaşmışlardır.” dedi.
Çevrimiçi eğitimin zorlukları, internet ve online ders için gerekli ekipmanlara ulaşamaması nedeniyle özellikle kırsal kesimlerde yaşayan kız çocukları eğitimden geri kaldığını ve okula gönderilmemelerinin önünün açıldığını vurgulayan Kurtulan, “Bu durum mülteci çocuklar için daha da vahim bir hal yaratmaktadır. Mülteci kız çocuklarının online eğitime ulaşma imkanı daha düşükken, online eğitime ulaşabilme imkanına sahip olan kız çocukları bu kez de dil engeli ile karşılaşmakta, dil desteğinin bulunmamasından dolayı online eğitim verimsiz kalmaktadır. Bu durum beraberinde çocuğun okuldan uzaklaşmasına neden olmakta, kız çocuğunun eğitim hakkının ihlal edilmesine ve sıklıkla karşılaşıldığı üzere erken yaşta evlendirilmesine yol açmaktadır. Bütün bu nedenlerle Türkiye’de yaşayan mülteci çocuklar da dahil olmak üzere kız çocuklarının özellikle pandemi sürecinde eğitimde yaşadıkları zorlukların ve dezavantajların incelenmesi ve eğitimde geri kalmalarına sebep olan dezavantajların giderilmesi amacıyla yapılacak çalışmaların belirlenmesi, ev içinde kalmalarında dolayı maruz bırakıldıkları şiddet/cinsel şiddet vakalarındaki oranın sebeplerinin incelenmesi ve bu sebeplerin giderilmesi amacıyla gerekli çalışmaların belirlenmesi amacıyla Anayasanın 98’inci, İçtüzüğün 104 ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ederiz.” şeklinde konuştu.


